2644 sayılı Tapu Kanunu yayımlandı
Resmî Gazete’de 2644 sayılı Tapu Kanunu yayımlanarak yürürlüğe girdi.
2644 sayılı Tapu Kanunu yayımlandı
29 Aralık 1934 tarihli ve 2892 sayılı Resmî Gazete’de 2644 sayılı Tapu Kanunu yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girdi.
Madde 1 —
Gayrimenkullerin tescilinde o gayrimenkul Devlete aid ise bulunduğu yerdeki en büyük malmemuru, hususî idareye aid ise vali, evkafa aid ise evkaf müdürü veya memuru, belediyeye aid ise belediye reisi, köye aid ise muhtar ve mahsus kanunla teşekkül etmiş diğer hükmî şahıslara aid ise bunların kanunî mümessilleri salahiyetlidirler. Bu mümessillerin salâhiyetlerini kullanma şeklini gösteren kanunlar hükmü yerinde durmaktadır.
Madde 2 —
Hükmî şahısların tapu işlerinde merkez veya şubelerinin bulundukları yerin en büyük mülkiye âmirinden nizamnamelerine göre gayrimenkul tasarrufuna izinli olduklarına ve tescil işini yapacak mümessilin salâhiyetine dair alınacak belgenin verilmesi mecburidir. Ticaret şirketleri bu belgeyi ticaret sicil memurundan alırlar.
Madde 3 —
Mevcudiyetleri Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince tanınmış olan yabancılara aid dinî, ilmî, hayrî müesseselerin fermanlara ve Hükümet kararlama müsteniden sahiblendikleri gayrimenkuller bu belgelerin sınırları dışına çıkmamak ve Hükümetin izni alınmak şartile müesseselerin hükmî şahsiyetleri namına tescil olunabilir.
Madde 4 —
Madenlerin tesciline aid muamelelerde mahsus kanun ve nizamlarına göre verilecek belgelerin İktisad Vekâletince tasdik edilmiş olması şarttır.
Madde 5 —
Verese arasında mülkiyet veya intifa haklarından birini seçmekte muhayyer oLan mirasçı var ise veraset senedini veren mahkeme tarafından kendisine verilecek bir hafta mühlet içinde hangisini seçeceğini beyan eder. Bu müddet içinde cevab vermediği takdirde mülkiyeti seçmiş sayılarak veraset senedi tanzim olunur. Bu müddet hazır olmıyanlara tebliğ suretile verilir.
Madde 6 —
Devletin hususî mülkiyetinde olmayıp hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ammenin hizmetine tahsis olunmıyan sahibsiz ham tobrağı açıp işgal edenlere hiç toprakları yoksa bu yerlerin iskân haddine kadar olan miktarı ve toprağı olupta tutan iskân haddini geçmezse bu yerlerin iskân haddini dolduracak miktarı parasız terkolunarak namlarına tescil olunur. İskân haddi idare heyetlerince tayin ve tasdik olunur. Ancak taşlık ve pırnalık olupta imar için masraf ve emek sarfederek meydana getirilmiş tarla ile bağ ve meyvahk haline konulmuş toprakları miktarı ne olursa olsun imar edene parasız terkolunarak namlarına tescil olunur.
Devletin hususî mülkiyetinde olupta ammenin hizmetine tahsis kılınmamış araziyi kütük veya ağaç dikerek bağ ve.bahçe yapan kimseye o yerin verilmesinde mahzur olmadığı mahallî idare heyetince tasdik kılındığı takdirde o bağ ve bahçenin vergi kıymetinin yüzde sekizi alınmak suretile namına tescil olunur.
Birinci ve ikinci fıkralarda yazılı araziyi açmak istiyenler açacağı kısmın mevkiini, sınır ve miktarlarını gösterir bir beyanname ile mahallin en büyük mülkiye memuruna müracaat ederek bir makbuz ilmühaberi aldığı takdirde bir sene için o yerin imarında tercih hakkı kazanır. Tapuda tescil ihyanın sübutundan ve bedele tâbi arazide 19 uncu madde mucibince ilk taksiti verdikten sonra yapılır.
Bu hükümlerden ancak Türk vatandaşları istifade eder.
Madde 7 —
Azamî 20 hektarı geçmiyen ve mahlûlen Devlete kalan arazide hissedar olan kimsenin tebliğ tarihinden itibaren iki sene zarfında mahlûl hisseye aid vergi kıymetinin yüzde ellisini değer baha olarak itaya muvafakat ettiği takdirde namına teffız ve ihale olunur. Bu hüküm mesken olarak tasarruf ve istimal olunan binalarda da caridir.
Madde 8 —
Denizden doldurulmak istenilen yerler için o yerin en büyük malmemurundan izin almak lâzımdır. Bu izin doldurulacak yer belediye sınuı içinde ise belediyenin, limanı da alâkadar ediyorsa liman dairesinin veya deniz ticareti idaresinin ve müstahkem mevki kumandanlığı olan yerlerde müstahkem mevki kumandanlığının muvafakatleri alındıktan sonra 3 yıl müddetle verilir. Belediye sınırı dışında ise alâkalarına göre vilâyet veya kaza idare heyetlerinin muvafakati alınır.
İzinle doldurulan bu yerler izni veren dairelerden alınacak belgeler üzerine değer baha aranmaksızın dolduran namına tapu sicillerine geçirilir. Üç yıl içinde makbul bir özür olmaksızın ,doldurma işini bitirmiyenlerin bu yerlerden eli çektirilir.
Madde 9 —
İzinsiz doldurulmuş olan yerlerin tescilinde mahzur olmadığı alâkalı daire ve heyetlerce kabul olunursa doldurulan yerlerin doldurulmuş olduğu halindeki değer bahasının onda biri alınmak şartile dolduran namına tescili yapılır.
Madde 10 —
Deniz kıyısında teressübattan veya denizlerin med ve cezrinden dolmuş yerlerin satılmasında mahzur olmadığı sekizinci maddede yazılı alâkalı dairelerce bildirildiği tak dirde o yerlerin kendi gayrimenkulüne bitişik olan kısmını o gayrimenkul sahibinin kendisine yapılacak tebligattan itibaren iki sene içinde takdir olunacak değer baha ile almağa hakkı vardır. Bu yerleri satın alanların o yeri korumak için rıhtım inşası hakkı olacaktır.
Madde 11 —
Sahibli bir gayrimenkulun önü veya bitişiği doldurulmak istenildiği takdirde sahibinden başkasına izin verilemez, izinsiz olarak sahibi tarafından doldurulan böyle bir yerin tescilinde mahzur olmadığı alâkalı daire ve heyetlerce bildirildiği, takdirde doldurulan yerin doldurulmuş olduğu hal deki kıymetinin onda biri alınıp dolduranın veya dolduranın yerine geçenin namına asıl mülkü ile birleştirilerek tescil olunur.
Devlet, vilâyet, belediye veya köy meclisince sıhhî, içtimaî veya iktisadî sebeblerle yapılacak doldurma işlerinde yukarıki fıkrada yazılı gayrimenkul sahihlerine doldurmağa yetecek mühlet verilerek doldurma teklif olunur. Bu müddet içinde doldur madıkları takdirde bu hakları kalmaz.
Madde 12 —
Bir gayrimenkulun önünde veya bitişiğinde olupta sahibi tarafından doldurulmak istenilen yerin doldurma işi bitirilmeksizin o gayrimenkul bir başkasının mülkiyetine geçer veya ayni bir hakla takyid olunursa başka suretle muka vele bulunmadığı takdirde bu muamele işin şartları mahfuz ol mak üzere doldurulan yere de sari olur.
Madde 13 —
Devletçe veya vilâyet ve belediyelerce yapılan liman, dalgakıran inşaatıyla temizleme ve taramadan meydana gelecek arazi hususî kanunlarındaki hükümlere bağlıdır.
Madde 14 —
8, 9, 10, 11 ve 12 nci maddeler hükmü bataklık olmıyan göl ve nehir kenarlarında da caridir. Şu kadar ki nehrin asıl yatağını ve suların akıntısını bozmadığı ve alt taraflara ve başkalarına mazarratı olmıyacağı hakkında fennî rapor aranır. Başlı başına tasarruf olunabilecek deniz, göi veya nehir metrukâtı bulunan sahibsiz yerler sahibli bir gayrimenkulun önünde veya bitişiğinde bulunursa o gayrimenkul sahibine değer baha ile satın alması teklif olunur. Bir yıl içinde talıb ol madığı takdirde başkalarına satılır.
Bu yerler başlı başına tasarruf olunmıyacak halde ise tak dir olunacak değer baha ile bitişiğindeki gayrimenkul sahiblerine temlik olunarak kendileri borçlandırılır. Göl veya nehrin istilâ veya tahnb ettiği yerlerin sahihlerine Kanunu Medeninin 636 ve 637 nci maddeleri hükmü yerinde durmak üzere mukabil tarafta bu sebeblerden meydana gelmiş arazi var ise muadili parasız verilebilir.
Madde 15 —
Kimsenin mülkiyetinde bulunmıyan göller, bataklıklarla birikinti suların Devletçe veya kanunu dairesinde vilâyetçe verilen mezuniyete istinaden doldurulması halinde, şerait ifa edildiği aid oluduğu makamlardan bildirildiği takdirde, imtiyaz ve ruhsat şeraiti dairesinde hak sahibi namına tescili icra kılınır.
Sahibli arazide husule gelen bataklıkların sıhhî sebeblerinden dolayı kurutulması zarureti tahakkuk edince Devlet veya vilâyet tarafından verilecek müsaid bir mühlet içinde sahibleri kurutmadıkları takdirde o bataklık Devlet veya vilâyet tarafından kurutulur. Sahihlerinden kurutma masrafına iştirak edenlerin arazisi kendilerine verilir. Masrafa iştirak etmiyenlerin arazisi kurutanın mülkü olur. Bu takdirde arazı sahibine o yerin tarla halindeki vergi kıymetinin yansı tazminat olarak verilir.
Madde 16 —
Hususî kanunlarında müsaade edilenleri hariç olmak üzere Devlete, belediyelere ve köylere aid orman, koru ve baltalıklardan tarla açılamaz ve hususî bina yapılamaz. Şahıslara ait ormanlarda dahi, aid olduğu vekâletten izin alınmadıkça tarla açılamaz.
Madde 17 —
Erbabı vukufa takdir ettirilen değer bahaların ikinci derecde tasdiki belediyelerce seçilecek iki zatın da iştırakile mahallî idare heyetlerine aiddir.
Madde 18 —
Bu kanunda yazılı vergi kıymetleri 1837 numaralı Bina Vergisi ve 1833 numaralı Araz i Vergis i Kanunları mucibince’ vergiye matrah olan kıymettir.
Madde 19 —
Değer bahalar müsavi taksitlerle beş yıl içinde vergi ile birlikte Tahsili Emval Kanununa göre tahsil olunur. İlk seneye aid taksit ödenince gayrimenkul sahibi namına tescil edilir ve geri kalan taksitler için o gayrimenkul ipotekli olur.
Madde 20 —
Bu kanunun neşrinden evvel muamelesi bitip de tahakkuk ettirilmiş olan değer bahalar dahi 19’uncu maddede yazılı şekilde taksitle tahsil olunur.
Madde 21 —
Köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlaları köy veya belediye namına tescil olunur.
Madde 22 —
Kadastro veya tapu tahriri yapılmış olan yerlerle tapu sened veya kayıdlerıne sahıblerinin fotoğrafı yapıştırılmış olan gayrimenkullerin vukubulacak tasarruf mua meleleri için belediye veya köy ilmühaberleri aranmaz. Kanunu Medeninin mer’ıyeti tarihine kadar musakkaf ve’ bu hükümde olan bağ ve bahçe ve arsaların on beş, diğer arazinin on seneden daha az bir müddet içinde husul bulmuş olan iktisab sebeblerıne veya Kanunu Madeninin mer’iyetinden sonra düşürülmüş olan kayidlare müstenid tasarruf muameleleri için dahi böyle yapılır. Ancak bu muamelelerde kayid sahibinin fotoğraf vermesi ve bu fotoğrafın kayde yapıştırılması lâzımdır.
Bu çerçeve dışında kalan muamelelerle 2 nci fıkradaki hallerde fotoğraf veremiyenler için gayrimenkulun sahibi olduğuna ve başkasının alâkası bulunmadığına dair belediye veya köy ilmühaberi almak lâzımdır.
Madde 23 —
İlmühaber alınması lâzımgelen muameleler için belediye veya ihtiyar meclisi ilmühaberi tasdikten imtina ederse bu imtina sebeblerini şerh ile izaha mecburdur. Bunu yapmazsa hakkında kanunî takibat yapılır.
Tapu idareleri yapacakları tetkik ve tahkik üzerine bu sebeblerin kanunî olmadığını anlarlarsa işi tapu komisyonuna verirler. Komisyon da sebeblerin kanunî olmadığına karar verirse tapu idarelerince muamele yapılır. Aksine karar verirse tapu idareleri 1515 numaralı kanunun şümulü dışındaki hallerde alâkalıyı mahkemeye,gönderir. Kaza tapu komisyonlarının kararlarına karşı alâkalıların vilâyet tapu komisyonlarına itiraz hakları vardır.
Madde 24 —
Köylerde bulunan metruk ve kimsesiz mezarlıklarla vakfa aid umumî mezarlıklar köyün manevî şahsiyeti namına tescil olunur.
Madde 25 —
1580 sayılı Belediye Kanununun 159 uncu maddesi ile 2510 sayılı İskân Kanununun 21 inci maddesi dışında kalan mer’a, baltalık gibi köy orta malı sayılan yerlerin tescili ve alım satım şekilleri hakkında hususî hükümler konulacaktır.
Madde 26 —
Mülkiyete, mülkiyetin gayri aynî haklara müteallik resmî senedler tapu sicil muhafızları veya numurları tarafından yapılır. Alâkalıların isteği halinde resmî senedi tanzim için memurlar ikametgâhlara giderler. Bu sırada gelecek haciz ve tahdıd kararlan, resmî senedi yapmak için ikametgâha gitmiş olan memura tebliğ olunur.
Resmî senedi taı adarla iki şahid imzalar. Şahidlerin şehadet ve tariflerinde şüpheli bir hal görüldüğü takdirde senedi yapan memur başka şahid ısliyeceği gibi fotoğraflarını da arayabilir.
711 numaralı kanun mucibince yapılacak akidlerde de böyledir.
Madde 27 —
Tapu sicil muhafız veya memurları tarafından yapılan resmî senedlere iki tarafın ve tapu senedlerile akde müstenid olmıyan iktisablarda kayidlere sahibinin 6X 4 büyüklüğünde ve mümkün olan yerlerde fotoğrafları yapıştırılır. Bu imkânı idare heyeti tayin eder. Tapu sicil muhafızları veya memurları da küçüklük ve- sair makbul mazeretleri göz önüne alabilirler.
1515 numaralı kanunun şümulüne girmiyen fotoğrafsız tapu kayid ve senedlerine fotoğraf yapıştırılmak istenildikte tapu memurluğunca hüviyeti bilinmiyenler için hüviyetleri tasdik ettirilerek fotoğraf yapıştırılır.
Madde 28 —
Akde ve tescile müteallik tapu işleri idarî emirlerle durdurulamaz.
Madde 29 —
Gayrimenkul malların alım ve satımında noksan hare vermek maksadile satış bedelinin kısmen saklanıldığı hükmen anlaşılırsa alan ve satandan noksan hare üç krt olarak yarı yarıya alınır. Haber vereni varsa vergi mektuınatı hakkındaki 1905 numaralı kanuna göre muamele yapılır. Bedelde ketim olması sebebile muamele geri bırakılamaz.
Madde 30 —
Plân ve resmî mesahaya istinad etmiyen gayrimenkul mallarda eskidenberi malûm ve muayyen olan hududa itibar olunur. Borçlar Kanununun 215 inci maddesi hükmü yerinde durmaktadır.
Madde 31 —
Gayrimenkulun mesahası tapu sicillinde yazılı miktardan fazla çıkıpta bu fazlanın bitişik araziye el uzatmaktan ileri gelmediği ve sınırca da bir değişiklik olmadığı yerinde yapılacak tetkik ve tahkiklerle anlaşılır ve keyfiyet tapu komisyonunca da tasdik olunursa sicile, tahakkuk ettiği gibi kaydolunur.
Madde 32 —
Plânı veya resmî şekilde yapılmış haritası bulunan gayrimenkullerin gerek kazaen ve gerekse rizaen parçalara ayrılmasında harita yapılması mecburidir. Şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde olupta tapu fen memuru bulunan yerlerde plân ve haritaya bağlı olmıyan gayrimenkullerin parçalara ayrılmasında da harita yapılır. Belediye sınırlan dışında bulunan gayrimenkullerden kazaî şekilde parçalara ayrılanların haritasını yaptırmak hâkimin takdirine bağlıdır.
Madde 33 —
Kanunu Medeninin 934, 935 inci maddelerine göre sicillin tashihine ve bir aynî hakkın sukut edip etmediğinin tayinine dair tapu sicil muhafız veya memuru tarafından mahkemeye yapılacak müracaatlar ve bunun üzerine verilecek kararlardan bir gûna hare ve resim alınmaz ve bunlara damga pulu yapıştırılmaz.
Madde 34 —
Bedelli akidlerde ve bir akdin yapılması diğerinin yapılmış olmasına bağlı olan hallerde alâkalılar tapu sicil muhafız veya memurunu yediadil yapabilirler. Bu takdirde memur tarafından paranın hak sahihlerine verilmesi âkidlerin tamam olmasına bağlıdır, Âkidler tamam olmazsa memur parayı kimden almış ise alâkalılar dağılmadan huzurlarında derhal ona geri verir ve taallûk ettiği muameleleri bozar.
Madde 35 —
Tahdidi mutazammın kanunî hükümler yerinde kalmak ve karşılıklı olmak şartile yabancı hakikî şahıslar Türkiyede gayrimenkul mallara temellük ve tevarüs edebilirler.
Madde 36 —
Yabancı hakikî şahıslar bir köye bağlı olmıyan müstakil çiftliklere ve köy sınırları dışında kalan arazinin otuz hektardan çoğuna ancak Hükümetin iznile sahib olabilirler. Kanunî miras bu hükümden dışarıdır. Adı geçen çiftliklere ve arazinin otuz hektardan ziyadesine vasiyet suretile veya mausub mirasçı sıfatile yabancı hakikî şahısların sahib olabilmesi de Hükümetin iznine bağlı olup izin verilmezse çiftlik ve bu fazla miktar tasfiye suretile bedele çevrilir.
Madde 37 —
Yabancı hakikî şahısların intikal işleri Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden verilen veyahud kendi salahiyetli makamlarından verılipte Türk kanunlarının veraset usulü hakkındaki hükümlerine uygun olduğu Türk mahkemelerince tasdik edilen veraset senedlerine istinaden yapılır.
Madde 38 —
8 cemaziyelevvel 1275 tarihli tapu nizamnamesi ve zeyillerinin ve 28 receb 1291 tarihli emlâk nizamnamesinin ve 7 muharrem 1293 tarihli arazi hakkındaki fıkaratı nizamiyenin ve 8 receb 1276 tarihinde iradesi çıkmış olan tapu senedatı hakkındaki talimatnamenin ve 28 receb 1276 tarihinde iradesi çıkmış olan tarifnamenin ve emvali gayrimenkulenin tasarrufuna dair 3 mart 1329 tarihli muvakkat kanunun ve defterhane idarelerinin teşkilât ve tensikatına dair 17 temmuz 1323 tarihli nizamname ile zeyillerinin ve emvali gayrimenkulenin muamelâtı tasarruf iyesinde tapu senedatı ile kayidleıine alâkadaranın fotoğrafileri yapıştırılmasına dair 30 kânunusani 1926 tarihli kanunun Kanunu Medeni ile Kanunu Medeninin tatbikma aid kanun ve Borçlar Kanunu ile ortadan kalkmamış olan hükümlerile başka kanunların bu kanuna uygun olmıyan hükümleri kaldırılmıştır.
Muvakkat madde —
Bu kanunun mer’iyetinden evvel açılarak tarla veya bağ ve bahçe haline konulmuş olupta henüz muamelesi bitmemiş yerler hakkında da bu kanunun 6 ncı maddesi hükümleri tatbik olunur.
Madde 39 —
Bu kanun hükümleri, neşrolunduğu tarihden itibaren yürümeğe başlar.
Madde 40 —
Bu kanun hükümlerini Adiiye , Dahiliye, Maliye Bakanları yerine getirir.